
Herkese merhabalar. Bu yazımızda bir dönem gündeme oturmuş olan Baby Reindeer dizisinin karakterlerini şema terapi ekolünden incelemeyi amaçlıyoruz. Keyifli okumalar.
Olay örgüsü her ne kadar Donny ve Martha üzerinden dönüyor olsa da, bir karakteri tanımak için onun ebeveynlerini tanımanın çok kıymetli olduğunu belirtmek gerek. O yüzden analizimize Donny’nin anne ve babasından başlamak istiyoruz.
Elle: Endişeli Anne
Elle karakterini dizide Donny’nin annesi olarak görüyoruz. Kendisinin ana karakterimize yönelik tavırları oldukça endişelenmiş bir yerden gibi görünüyor. Çocuğunun zarar görmesini istemiyor, hatta bunun için işten ayrılmasını teklif edebiliyor. Bu bize biraz kendini feda şemasını anımsattı. Çocuğunun ihtiyaçlarını kendi gördüğü şekilde algılayıp talep edilmediği halde onları karşılamak için çabalamakta. Ayrıca babası ile Donny’nin ilişkisinde daha çok arabulucu rolünde gibi. Çatışmayı engellemek adına elinden geleni yapmak için çabalıyor. Bu Donny’nin çocukluğunda da ev ortamında hakim olan hava hakkında da bize ipuçları verebilir.
Elle’in eş seçimi de biraz ilginç. Aslında tıpkı oğlu gibi istismara uğramış bir adamla evleniyor. Bu kendini feda şemasıyla örtüşüyor gibi görünüyor. Elle, yaralarını iyileştirebileceği birinin hayatında olmasını istiyor, bunun oluşturduğu şema kimyasıyla Gerry ile evleniyor.
Gerry: Buz Baba
Dİziyi izlerken Gerry’nin öfke dışında herhangi bir duyguyu dışa vurduğunu gördünüz mü? Donny’nin yaşadığı olayları itiraf ettiği sahnede bile kendi yaşadığı olaydan tam olarak bahsedemeyen bir yerde. Bu bizim akıllarımızda ilk olarak duyguları bastırma şemasını uyandırdı. Kendisi duygularını dışa vurmak konusunda oldukça çekimser. Aynı zamanda Martha’nın tehditlerine karşı kullandığı dil öfkesinin dışa vurumunu gösteriyor. Kendisi de benzer bir istismar öyküsüne sahip olduğundan bir yandan ondaki duygusal yoksunluğun izlerini de fark edebiliyoruz, ancak bu aşırı telafi şeklinde ortaya çıkıyor gibi görünüyor. Boyun eğicilik şemasının aşırı telafi izleri de var Gerry’de. Boyun eğmemek, kendini savunmak, aynı acıyı oğluna başkasının yaşatmasını engellemek için gösterdiği öfkeli çaba bize bunu düşündürdü. Duyguları bastırma şeması o kadar şiddetli ki Donny muhtemelen babasından fiziksel ya da duygusal olarak yaşadıklarını itiraf ettiği sahne dışında istediği ilgiyi alamadı. Peki bunlar Donny’ye nasıl yansıdı?
Donny: Beni sevin (benim alışık olduğum şekilde)
Donny’yi izlerken neler hissettiniz? Acıma, sevgi, şefkat? Ancak o muhtemelen sevginin bu haline hiç alışık değil. Kendisinde yoğun bir duygusal yoksunluk şeması varmış gibi görünüyor. Bu duygusal yoksunluk kökenlerini çoğunlukla babadan almış gibi, ancak bir yandan da annesinden gelen boyun eğicilik de var (bunun bir kısmı babasından da var). Tabii ki onay arayıcılık şemasına değinmeden de olmaz bu karakter için. Bu onay arayıcılık ise kusurluluk ve duygusal yoksunluk şemalarının sonucunda gelen bir tepki gibi görünüyor. Onay aldığı, ilgi gördüğü yerde ne kadar acı çekse bile kalmakta. Bu acı verici sahnelere kronolojik olarak baktığımızda ilk Darrien ile görüyoruz. Donny Darrien’den aldığı ilgi için, onun yanında kusurlu hissetmediği için onunla bir arkadaşlık ya da bir işbirliği kuruyor. Darrien’dan aldığı ilgi, belki de babasından görmek istediği ama hiçbir zaman alamadığı bir takdir kendisi için. Bir noktadan sonra Darrien ona o kadar mükemmel hissettirmeye başlıyor ki, taciz ve istismarlarını görmezden gelebilecek raddeye geliyor ana karakterimiz. Sonrasında bu daha farklı bir noktaya evriliyor. Darrien’ın tacizleri devam ettikle Donny kusurluluğunu tekrar hissetmeye başlıyor ve kusurluluğunu tekrar tekrar ona hissettirecek bu durumda kalmaya devam ediyor. İlgiye ve sevgiye o kadar aç ki, bu tacizlerin telafisi onun için iki-üç güzel sözle sağlanabiliyor.
Tecavüz olayından sonra karakterimizin içinde oluşan kimlik karmaşası ve travmalarının getirdiği kopuk korungan mod, onu riskli cinsel beraberliklere sokuyor. Hatta karakterimiz bu tecavüz sahnesini tekrar tekrar yaşayıp, kendisini, cinselliğini ve Darrien’ı anlamak için gitgide daha tehlikeli hale gelen bir döngüye giriyor. En sonunda gerçekten, içten bir duygu hissedebildiği Terri karakteri ile karşılaşıyor ancak bu ilişkiyi de sabote etmeye başlıyor. Biz bunun nedenini kendisinin sağlıklı bir ilişki yaşamaya hazır olmamasına ve bu duygusal yoksunluk ve kusurluluk döngüsüne hapsolmasına bağlıyoruz.
Martha ise Terri gibi değil. Onu görülmek istediği gibi güçlü ve erkeksi görüyor. Ona ilgi gösteriyor. Ama neden Donny bu ilişkiye Darrien’da olduğu gibi saplanmıyor? Çünkü Martha’dan aldığı ilgi bambaşka bir ilgi. Bu sevgi hiç görmediği kadar boğucu ve duygusal olarak onun alışık olmadığı bir düzeyde. Bu ilgi onu boğuyor, çünkü o karşı tarafın buz gibi olmasına, sadece bazı durumlarda ona iltifat etmesine ve bazen kendisine istismar edilmesine sebep olan bir döngüye alışık
Dizinin sonlarına doğru Donny’nin Martha’nın davranışlarını anlama çabasıyla başlayan ses kayıtlarını duygulara göre dosyalamasının artık kendisini iyileştirmek için kullandığı bir araca dönüştüğünü de görüyoruz. Kendisine iltifat ettiği ses kaydını dinleyerek kusurlu hissettiği anların üstesinden gelmeye çalışıyor. Bunu bir başa çıkma tekniği olarak kullanmaya başlıyor. Artık Martha hayatında fiziksel olarak olmasa da, sesi ve söyledikleri, bıraktığı anılar hep onda kalacak.
Dİzinin son sahnesinde Martha’nın yaşadığı senaryoda olduğunu görüyoruz Donny’nin. Aynı onun gibi bir kafede oturuyor, aynı onun gibi çaresiz görünüyor ve aynı onun gibi birisi ona çay ısmarlıyor. Bu sahnenin farklı yorumlamaları mevcut. Kimi bunun sadece ilk sahnelere gönderme olduğunu düşünürken, kimi de Donny’nin Martha gibi davranmaya başlayacağını düşünüyor. Sİz bu sahneyi nasıl yorumladınız?
Martha: Ya benimsin ya kara toprağın
Martha karakterini izlerken neler hissettiniz? Zorlayıcı, boğucu, bazen sevgi dolu, bazen şefkat göstermek istediğimiz bir karakterdi Martha. Onun aile kökenleri hakkında pek bilgimiz olmasa da, kendisinin davranış örüntülerini incelediğimizde Borderline kişilik örüntüsüyle bağdaştığını görebiliyoruz. Burada da duygusal yoksunluğun izleri görülürken, terk edilme şemasının şiddeti gözlere çarpıyor. Martha değerli gördüğü kişilerin onu terk etmemesi pahasına elinden ne gelirse yapacak bir durumda. Bu yüzden “minik ren geyiğim” takma adı geliyor aslında. Ailesi kavga ederken, onu duygusal olarak yok sayarken, ona terk edilmiş hissettirirken yanında olan tek şey o oyuncakmış.
Şimdi tıpkı o oyuncak gibi onu hiç bırakmayacak birinin arayışında. Donny’de bunu bulduğunu sanıyor. Ona duygusal olarak, fiziksel olarak kendini tamamen bırakmaya hazır. Donny’nin başkasıyla flört ettiği sinyalini alana kadar. İşte o zaman öfkeli çocuk modu ve dürtüsel çocuk modu o kadar şiddetli bir şekilde ortaya çıkıyor ki, Martha’nın gözü artık karşıdaki kişiye zarar vermeye başladığını göremiyor. Donny’nin ne istediği, duyguları artık umrunda değil. Umrunda olan tek şey ondan uzak kalmaması. Ondan uzak kaldığında, başkasını kendisinden daha çok sevdiğini gördüğünde hıncını karşı taraftan çıkarıyor. Bazen karşı tarafı kaybetmesine sebep olabilecek bir şeyler söylediğini fark ettiğinde kendisine vurmaya, kendisine zarar vermeye başlıyor. Bu noktada Martha’nın cezalandırıcı tarafının devreye girdiğini görüyoruz. Martha’nın kusurluluk şemasını da göz ardı etmemek gerek.
Sevgisini karşı tarafı boğacak ve nefes aldırmayacak bir şekilde gösteriyor. Ona binlerce sesli mesaj bırakarak, maillerle onu taciz ederek, karşı tarafa izinsiz dokunarak… Bütün bu tavırlarının karşıdaki kişiyi ne kadar boğduğundan bi haber, çünkü onun bildiği tek sevgi ifadesi de bu. Donny’den önceki hayatında da bu tarz ilişkiler yaşamış, acaba onlara kullandığı takma ad da “minik ren geyiğim” miydi, yoksa onlar için farklı bir isim mi kullanıyordu merak ediyorum.
Bütün bunların yanında Martha’nın “masum” görüntüsünün altında ne kadar zeki olduğunu da fark etmeye başlıyoruz. Her şeyin ses kaydını aldığını öğrendiğimde kendi adıma çok şaşırmıştım. Bunları tehdit malzemesi olarak mı yoksa kendisini terk edilmiş hissettiğinde dinlemek için mi kaydettiği kesin olmasa da bunun altında manipülatif bir taraf hissettim. Çünkü tehdit malzemesi olarak kullanabileceği ilk fırsatta bundan çekinmemişti.
Darrien: Güç ve Tehlike
Darrien, benim için izlemesi en zor karakterdi. Donny’ye karşı sempatik yaklaşımı, sonrasında getirdiği hayal kırıklıkları bu karakteri izlemesi güç bir yapıya dönüştürdü benim için. Kendisine baktığımızda narsistik bir yapılanma görebilmek mümkün. Karşı tarafı iyi hissettirerek, onu manipüle ederek ve yanında tutarak kendisinin ne kadar güçlü biri olduğuna ikna etmeye çalışan bir tarafı var. Bu kusurluluk şemasının aşırı telafisi gibi görünüyor. Kusurlu olmadığını kanıtlamak için elinden geleni yapmak gibi…
Darrien’ın geçmiş yaşantısıyla ilgili hiçbir fikrimiz yok. Sadece kendisinin piyasada sevilen güçlü bir senarist olduğunu biliyoruz. Bütün bu güçlü bağlantılar, Donny’ye yağdırdığı övgüler kendisini sempatik bir hale getiriyor ana karakterimizin gözünde. Dizinin sonunda Donny’nin Darrien’ın evine tekrar gitmesi konusunda ne düşünüyorsunuz? Acaba bu Donny’nin kendini kanıtlama çabası mıydı yoksa aynı döngüye geri mi dönecek? Artık o da tanınan bir yüz haline geldi, o da güçlü biri. Ben izlerken içimden “Bak ne kadar güçlüyüm, yaşattığın şeyin üstesinden geldim ve iyiyim,” mesajını vermek istediğini geçirdim. Ancak bunu o evde yapıyor olması ilginçti. DIşarıda görüşmeyi tercih etmemişti, belki de bu onu daha güçlü gösterecek diye yapmıştır. Bilemiyorum. Sizin yorumlarınız nelerdir?
Bu şekilde Baby Reindeer dizisinin karakterlerini şema terapi bakış açısıyla incelemiş bulunuyoruz. Sİzin aklınızda bu diziyi izlerken neler oluştu, siz neler hissettiniz merak ediyoruz. Umarım keyifli bir okuma olmuştur sizler için.
“Blog yazıları bilgilendirme amaçlıdır. Tıbbi tavsiye veya tedavi yöntemi olarak değerlendirilmemelidir.”